facebook

sayfamı beğen ;)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Ne zormuş diş çıkartmak

bebeğim dün gece beni hiç uyutmadın bugünse biraz huysuzsun ben çok üzülüyorum annecim senin bu hallerine...benim yorulmam sıkılmam hiç önemli değil yeterki sen mutlu ve sağlıklı ol.yalnız beni şu diş olayı çok sıkıyor halen daha dişini çıkartamadın ve eminimki okadar çok dişin acıyorki ama anlatamıyorsun hep dua ediyorum annecim bir an önce dişlerin çıksın diye inşallah Allah'ım dualarımı kabul ederde sende bu azaptan kurtulursun...
anlamadığım şeyde o kadar acının içinde bu muzurlukları nasıl yapıyorsun anlamıyorum herhalde dakikalar içinde canının acısı geçiyor ve muzurluğa vaktin kalıyor inanır mısın bu benim hoşuma da gidiyor:)biblolarımı kırman vileda suyunu dökmen elinin altında olan herşeyi tutup devirmen beni hiç kızdırmıyor:)acaba bendemı hata var anlamış değilim ama olsun annem sen acını unut ben razıyım peşinden dolaşıp ortalığı toplamaya...

anne olmak

anne olmak gerçekten meşakatli bir işmiş...annem hep derdi "sen bir anne ol ozaman anlarsın"diye bende hee hee evet anlarım derdim...ama şimdi çok iyi anlıyorum anne seni...senin bana kızmalarını adam etmeye çalışmalarını üzerime titremelerini en önemlisi saygılı olmam konusunda nasihatlarını...haklıymışsın bir çocuğu annesi yönlendiriyormuş şimdi daha iyi anlıyorum doğduğu andan itibaren hamur gibi yoğrulmaya musait olan bebeğini bir aşçı edasıyla yoğurmaya başlıyorsun ve sonunda en güzel hamur elde edılıyor fakat tuzunu  yada şekerini az koyarsan hamurdan ıstedıgın kıvamı alamıyorsun :)bu senin elindeymiş bunu anladım:)şimdi arbenin okadar ıyı hamurunu hazırlamaya çalışıyorumki  bazıları  sıkma cocugu bukadar deselerde arben için en doğrusu bu olduguna inanıyorum ve görüyorumki gerçekten daha 8 aylık olmasına  rağmen ıyıce şeklini alıyor arbenim...(seni çok seviyorum) senin için yaşıyor senin için nefes alıyorum annelikde bu olsa gerek yeri geliyor uyumuyorum yeri geliyor hastalıktan kıvranırken kafam düşsede gene seni ihmal edemiyorum son kalan gücümle sana yetişmeye çalışıyorum ve bunları karşılıksız yapıyorum...ne değişikmiş anne olmak bunu şimdi daha iyi anlıyorum etrafımdaki çocuklara bile kendi çocuğummuş gibi görüp daha farklı yaklaşıyorum ...bana ne yaptın arbenim ?galiba anne olmayı becerebiliyorum  kikikik:)

1 Haziran 2012 Cuma

kürtaj cinayettir





5 Ekim:Bugün var edildim. Buradayim. Varim. Müthis bir duygu bu. Var oldugumu henüz annem ve babam bilmiyor. Bir elma çekirdeginden bile küçügüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varim ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli 
belirsiz, yüzüm yok ama, varligimi ve benligimi hissedebiliyorum. Bir kiz olacagim ve baharda çiçekleri sevecegim.

19 Ekim:Biraz büyüdüm. Kimildamam mümkün degil. Annem henüz farkinda degil ama onun kaniyla besleniyorum. Kalbini dolasip gelen simsicak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin kipirtilarini simdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacagim. 

23 Ekim: Hiç göremedigim bir el agzimi biçimlendirmeye basladi. Dudaklarimda onun dokunusunu hissediyorum. Bu `el`in dokundugu yerler dudagim damagim oluyor. Düsünün bir yil sonra bu elin dokundugu yerde tebessümler açacak, gülecegim. Dudagimdan ve dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce `Anne!` diyecegim. Anne duyuyor musun beni? Seninle konusacagim. Sana gülecegim. Kimilerine göre hâlâ daha var degilmisim... Nasil olur? Varim ve gülücükler sunacak dudaklarim da olmak üzere ya... Hem sonra bir ekmek kirintisi ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle degil mi annecigim? Ah bir konusabilsem! 

27 Ekim:Bugün pek mutluyum. İçimde tatli bir kipirti basladi. Artik bir kalbim var. Kalbim atmaya basladi. Hayatim boyunca böyle atip duracak. Sevgilerle dolduracagim kalbimi. Tipki anneminki gibi... Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya basladigini bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor musun anne? 

2 Kasim:Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarim ve bacaklarim da biçimlenmeye basladi. Hele bir büyüsün kollarim bak nasil kucaklayacagim . seni annecigim. Su ayaklarim da tamamlansin da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz. Belki birlikte okula gideriz. 

12 Kasim:Ah evet... Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük seyler. Aman Allah`im parmaklarim da çikmaya basladi. Bunlarla çiçek toplayacagim, annemin elini tutacagim, kalem tutacagim. Belki de güzel bir siir yazacagim. Annecigim, orada misin? Ellerimi ellerinin arasina koymak için sabirsizlaniyorum. 

20 Kasim:Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada oldugumu ögrendi... Yasasin! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmis. Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun annecigim? Seneye kalmaz kollarinin arasinda olacagim... 

25 Kasim:Artik babam da burada oldugumu biliyor. Fakat henüz kiz oldugumun farkinda degiller. Onlara sürpriz yapacagim.. 10 Aralik:Bugün yüzüm tamamlandi. Artik iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarim ve yanagim var... Anneme benziyorum galiba... 

13 Aralik:Artik çevreme bakabiliyorum. Etrafim çok karanlik ama olsun. Yine de mutluyum. Yasiyorum ve varim. Kisa bir süre sonra gün isigini görebilecegim, renkleri ve çiçekleri taniyacagim. Rüyamda gördüm. Dünyada gökkusagi diye bir sey varmis.. Onu çok merak ediyorum.. Annecigim, babacigim sizin yüzünüzü de görecegim. Tanisacagiz.... Mutlu olacagiz. Gülüsecegiz.. 

24 Aralik:Kulaklarim daha iyi duyuyor artik. Annecigim, senin kalbinin seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atislarini da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile taniyabiliyorum. Sesin ne kadar tatli... Hiç duymadigim bir sey bu... Güzel ve saglikli bir kiz olacagim. Kollarinda uyuyacagim, yüzüne bakacagim, o tatli sesini dinleyecegim. Benim için ninni de söyleyecek misin annecigim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka... Beni koklayacaksin.. Çok seveceksin, degil mi? 

28 Aralik:Anne burada bir seyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakiyor böyle... Sen aci çekiyor gibisin. Kalp seslerin degisti... Sustun. Benimle niye konusmuyorsun anne? Anne... Anne... Annecigim... Yüzümde soguk bir sey hissediyorum. Anne, yüzümü parçaliyorlar... Anne bir seyler yap... Anne... Kolumu çekiyorlar anne... Canim yaniyor anne... . Anne... Ayaklarimi parçaliyor bu sey anne... Beni sana baglayan damari kopardilar anne.... Anne kalbimi parçaliyorlar... Annecigim... Anne... Anne... An... Ah! Kürtajiniz tamamlandi hanimefendi. Geçmis olsun!
:((((

31 Mayıs 2012 Perşembe

bebeğim anne dedi:)





hayatımın anlamının tek bir kelimesini 8 ay +7 aydır bekliyordum  ve bu güzel kelimeyi dün ilk defa söyledi :)inanırmısınız bana anne dedi ...
anne diyince sanki dünyalar benim oldu benim önüme trilyonları serseler elimin tersiyle itip oğlumun anne demesini tercih ederim...
dün çok yorgundum ve hiç halim yoktu fakat oğlumun agzından cıkan o 4 harf beni benden aldı ve dopıng almış gibi evi dört döndüm...yalnız anne de oğlum diyince demiyor nezamanki onu kendi haline birakıyorum ozaman kendi kendine anneeee diyor  aslına bakarsanız bende üstelemek ıstemıyorum kendı kendine söylesinki belki inat eder de anne demez ozaman çok üzülürüm:)fakat bugun sabah uyandı yürütecine koydum bende camdan dışarıya bakıyordum bi anda "annecim" dedi şaşırdım dün anne bugün annecim nekadar şanslı bir insanımkı bukadar kısa bir zamanda bu duyguları tattım daha ileriki zamanlarda daha neler görücem ama bu bana şuanlık yeter ...belki büyüdüğünü göremem belli mi olur insanlık hali ama onu çok seven bir annesi var ve gücüm yettiğince onu koruyup kollıyacağım...neyse gene türksineması moduna girdim konuyu kapatayım ve daha sonra farklı konularda yazıcam kendinize iyi bakın:)

Bebekler Nezaman Konuşur



1. AĞLAMA:
Doğumdaki ilk ağlama, konuşma gelişiminin başlangıcı olarak kabul edilir.  Bebeğin ağlarken çıkardığı sesin içinde birçok değişik ses vardır. Bunlar, daha sonra konuşmada kullanılacak seslerin temellerini oluşturur ve konuşma için gerekli bazı alıştırmalardır. Kısa ve derin soluk alışlar, gittikçe uzayan soluk verişler konuşmanın temelini oluşturur. Çocuk; ağlama sırasında seslerin çıkarılması için gerekli dudak, çene, dil hareketlerini tekrarlama olanağı bulur, ses ve solunumu düzenleme becerisini geliştirir. İletişim biçimi olarak ağlamanın en önemli işlevi bebeğin sıkıntısını yansıtmasına fırsat vermesidir. Bunlar açlık, üşüme, gürültü, gaz olması, tuvaletini yapma, dikkati çekme şeklinde sıralanabilir. Başlangıçta her etkiye ayni tip ağlayışla cevap verirken, giderek ağlamada bazı farklılaşmalar görülür. Ağlar ve bunun sonucunda insanların onunla ilgilendiğini görür. Genellikle dil geliştikçe ağlama da azalmaktadır

2. AGULAMA - VOKALİZASYON
İkinci ayın başlaması dolaylarında bebekler agulama olarak nitelendirilen sesler çıkarmaya başlar. Bu sesler çoğu zaman "oooo" ya da "aaaa" gibi açık ünlüler olmaktadır.  Bu dönemde çıkarılan sesler öğrenilmemiş ve geneldir. Tüm dünya çocuklarında görülen ve dünyadaki tüm dillerde var olan sesli harfleri bebekler kendiliğinden üretirler. Çocuğun işitme yeteneği veya çevreden duyduğu seslerden bağımsız olarak gelişir. Çocuk, sesleri zevk aldığı için tekrarlar ve kendi sesini dinlemekten hoşlanır ve gülümser. Kendi sesini duyar ve ona gülümser.

3.CIVILDAMABebekler altı aylık olduklarında içinde ünsüzlerinde bulunduğu çok çeşitli sesler için dudaklarını, dillerini, dişlerini ve gırtlaklarını çok fazla kullanırlar. Konuşmaya yaklaştıkları dönemdir. İlk zamanlarda çevrelerindeki konuşma dilinde duymuş olsalar da olmasalar da herhangi bir sesi çıkarabilirler. Ancak, bebek çevresindeki dile yabancı sesler zamanla bırakır. Evrenin sonuna doğru bebekler sıklıkla işittikleri sesleri çıkarırlar ve çıkarılan sesler artmaya başlar. Ayni zamanda "ga ga", "ba ba ba" gibi heceleri söylemek için ünlüleri ve ünsüzleri tekrar tekrar birleştirmeye ve büyüklerinin dilinin tonlama, ritm ve vurgulama örüntülerini kullanmaya başlarlar. Çocuklar bu dönemde kendi çıkardığı sesleri dinlemekten hoşlanır. Anne-babalar kendileriyle konuştuğu sürece daha iyi seslendirme yapabilirler.

4. TEK SÖZCÜK
Genellikle bir yaş civarı ilk anlaşılır sözcüğü söylediğinde cıvıldama evresi sona erer ve tek sözcük evresine girer. İlk sözcükler cıvıldama evresini ile karışabileceğinden kesin bir sınır yoktur. Kimi uzmana göre bu dönem 18. aya kadar sürebilmektedir. Bu evrede bebek çevresindeki cümleleri anlamaktadır. Örneğin "Hayır" denildiğinde anlar, basit talimatlara uyar. Müzik oyunları oynayabilir. "mö", "miyav", "hav" gibi hayvan seslerini taklit edebilir. Bu dönemdeki sözcük dağarcığı ortalama 5-20 arasındadır. Bebeklerin ilk az sayıdaki sözcükleri geliştirmesi aylar alırken on ya da daha fazla sözcüğü bir kez kazanırlarsa sözcük dağarcığı daha hızlı artar. Bebekler ilk sözcükleri bir kez söylediklerinde, çoğunun cümlelerden çok tek tek sözcüklerle konuşması aylar sürer. Bazı araştırmacılar bu tek sözcüklü cümleleri “tümcümle” olarak tanımlarlar. Bir tümcümlenin anlamı, tonlaması ve vurgulanması bebek tarafından belirlenir. Bir buçuk yaşındaki bir bebek güle güle babacığım anlamında "bay-bay" diyebilir. Ya da evden ayrılmakta olan annesine "bende seninle gelebilir miyim?" diyebilir.

5.TELGRAF KONUŞMASI
Yaklaşık olarak on sekiz ay ile iki yaş civarında başlar. Çocuk iki ya da üç kelimelik cümleler kurmaya başlar. Çocuk olası en kısa yoldan kendini ifade etmeye çalışır. Çocuk "babam evde" anlamında "baba ev" der. Veya çocuk bebeğine bakarak "anne ver" diyebilir ama esas söylemek istediği "anne bebeği bana ver"dir. Cümlelerde kullanılan sözcüklerin çoğunluğu isimlerden oluşur. İlerleyen dönemde sırasıyla fiiller, sıfatlar ve zarflarda kullanılmaya başlar. Genellikle en son kullanılan kelimeler zamirler olur.
6. TAM CÜMLE
Çocuk artık basit cümleler kurmaya başlar. Cümlelerde çekimin kullanılması dikkati çeker. Sürekli olarak nesnelerin ve insanların isimlerini sorar.


27 Mayıs 2012 Pazar

ANNELİK DUYGULARIM KABARDI





ben galiba anne olmayı çok sevdim demekkı 10 cocugum olsa 10unada bıkıp usanmadan bakarmışım...önceden diyordum bu kadınlar manyakmı 10 tane çocuk  yapmış bakılırmı onlara ama gerçekten öyle değilmiş insanın içindeki çocuk sevgisi bambaşkaymış...
  Anne olmak apayrı bişeymiş... gece uyandığında of demeden uykunu bölüp emzirmek,sebepsiz yere ağladığında etrafında pervane olmak,karnı acıktığında sen yemeden aman o yesinde karnı doysun diye düşünmek,çişini kakasını yaptırmak,ay üstüne su döküldü aman üstünü değiştireyimde hasta olmasından tutunda hayatını ona endekslemeye kadar bir bütün olmakmış anne olmak ...ben tam anlamıyla anne olduğuma inanıyorum ki herkesde övgüyle sözediyor fakat ya anneciklere ne demeli be mübarek insanlar bir halt edip o çocuğu dünyaya getirdiniz bari bakın ona ne sokağa atıyorsunuz,ne aç bırakıyorsunuz,ne dövüyorsunuz, ne ÖLDÜRÜYORSUNUZ....size söylicek hiçbir sözüm yok sadece Allah ıslah etsin sizin gibi insanları...